Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Gülce Akademi » Alp Er Tunga Ve Şu Destanı
Başlık: Alp Er Tunga Ve Şu Destanı
Yazar: Ahmet Özdemir
Tarih: 2017-01-18 03:43
Yorumlar: (0)
Rated 4/5 (80%) (1 Vote)

REKLAMLAR

Alp Er Tunga Ve Şu Destanı

Ahmet Özdemir
Ahmet Özdemir
  •  

Alp Er Tunga destanının metni günümüze ulaşamamıştır. Bir bölümü, çeşitli kaynaklarda ve bir saguda yer almaktadır.

Bir Saka hükümdarı olan Alp Er Tunga, MÖ VII. yüzyılda yaşamıştır. Orta Asya’daki bütün Türk boylarını birleştirerek egemenliği altına almış, Kafkasları aşarak Anadolu, Suriye ve Mısır’ı fethetmiş ve Saka devletini kurmuştur. Alp Er Tunga’nın hayatı savaşlarla geçmiştir. Uzun süre mücâdele ettiği İranlı Medlerin hükümdarı Keyhusrev’in dâvetinde hileyle öldürülmüştür.

Alp Er Tunga, Asur kaynaklarında Maduva; Heredot tarihinde, Madyes; İran ve İslâm kaynaklarında Efrasiyâb adlarıyla anılmıştır. Divânü Lügat-it Türk’ün yazarı Kaşgarlı Mahmud’a ve Kutadgu Bilig yazarı Yusuf Has Hâcib’e göre Alp Er Tunga, İran destanı Şehnâme’deki büyük ve efsanevî Turan hükümdarı Efrasiyâb’dır. Divanü Lûgat-it Türk’te Turan hükümdarlığının merkezi olarak Kaşgar şehri gösterilmektedir. Karahanlı devleti hükümdarlarıyla Selçuklu sultanları da kendilerinin “Efrasiyâb” soyundan geldiklerine inanmışlardır. Öte yandan,  Moğol tarihçisi Cüveynî de, Uygur devletinin hükümdarlarının Efrasiyâb soyundan olduğunu yazmaktadır. Yakut Türklerinin de aslının Sakalar olduğu öne sürülmektedir.

Orhun Yazıtları’nda, Dokuz Oğuzlar arasında Er Tunga adına yapılan yuğ töreninden söz edilmektedir. Turfan şehrinin batısında bulunan Bezegelik mâbedinin duvarında da Alp Er Tunga’nın kanlı resmi bulunmaktadır. Tarihçi Mesûdî, MS VII. yüzyılın başındaki Göktürk hakanının Efrasiyâb soyundan olduğunu kaydeder. Bunlar, Alp Er Tunga’yla ilgili efsânelerin Gökttürkler’den önce doğu ve orta Tiyanşan alanında yaşayan Türkler arasında var olduğunu  ve bu destanın daha sonraları Göktürk ve Uygurlar arasında yaygınlaştığı anlaşılmaktadır.

Kutadgu Bilig’de, Alp Er Tunga’ya ilgili olarak şu bilgi vardır: “Dikkat edersen görürsün ki, dünya beyleri arasında en iyileri Türk beyleridir. Bu Türk beyleri arasında adı ünlü, bahtı açık olanı Tonga Alp Er idi. O yüksek bilgiye ve çok erdemlere sahip idi. Hem seçkin, hem yüksek, hem yiğit adamdı; zâten kavrayışlı insan, bu dünyaya egemen olur. İranlılar ona Efrasiyâb derler; bu Efrasiyâb akınlar hazırlayıp ülkeler ele geçirmiştir. Dünyaya hâkim olmak ve onu yönetmek için pek çok erdem, akıl ve bilgi gerekir. İranlılar bunu kitaba geçirmişlerdir. Kitapta olmasa, onu kim tanırdı?” Burada da belirtildiği gibi,  Alp Er Tunga’yla ilgili en geniş bilgi, İran destanı Şehnâme’de vardır; bu eser, İran -Turan savaşlarından söz ederek, Zâloğlu Rüstem’le Efrasiyâb’ın mücâdelesini, İranlıların gözüyle anlatmaktadır.

Şu Destanı

Saka hükümdarı Şu ile ilgili olan bu destan, MÖ 330-327 yıllarındaki olayları anlatmaktadır. Bu tarihlerde Makedonyalı İskender, İran’ı ve Türkistan’ı işgal etmişti. Destan, Türklerin İskender’le mücâdelesi ve geriye çekilmelerinin öyküsüdür. Bu destan içinde, doğuya çekilmeyen yirmi iki aileden, Türkmen adıyla söz edilmektedir. Kaşgarlı Mahmud Divânü Lûgat-it Türk’te İskender’den, Zülkarneyn olarak söz etmiştir.

İskender, Türk yurtlarını almak üzere harekete geçtiği zaman, Şu adında bir genç, Türkistan’da hükümdardır. İskender’in gelip geçici bir akın düzenlediğine inanmaktadır. Bu nedenle savaşmak yerine doğuya çekilmeyi uygun bulmuştur. Ancak, yirmi iki aile yurtlarını bırakmak istemedikleri için doğuya gidenlere katılmazlar. Doğuya giden gurubun izlerini takip ederek onlara katılmaya çalışan iki kişi direnen yirmi iki kişiye rastlamış, görüşüp tartışmışlardır. Yirmi iki kişi, bu iki kişiye, “Erler, İskender gelip geçici bir kişidir. Nasıl olsa  bir yerde sürekli kalamaz. Kal, aç…” demişlerdir. ” Bekle, eğlen, dur” anlamına gelen “Kalaç”, bu iki kişinin soyundan gelen Türk boyunun adı olmuştur. İskender, Türk yurtlarına geldiğinde bu yirmi iki  kişiyi görmüş ve “Türk’e benziyorlar” anlamında “Türk mâned” demiştir. İşte bu yirmi iki kişi, Türkmen’lerin atalarıdır. Öte yandan Şu, Uygurların yanına gitmiş, Uygurlar gece baskınında İskender’in öncülerini bozguna uğratmıştır. Daha sonra İskender ile Şu barışmış, Uygur şehirlerini yaptırmış ve geri dönmüştür. Şu ise, Balasagun’a dönerek kendi adıyla anılan şehri yaptırmış ve  bir tılsım koydurtmuştur. Bu tılsımdan dolayı, leyleklerin şehrin karşısına kadar geldiği, ama şehri geçip gidemediği öne sürülmektedir.

Henüz yorum yapılmamıştır.