Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Refika DOĞAN (Tahliller-Analizler-Anılar-Nesirler) » Bir Kitap ve İçindeki Saklı Çığlık "SARIKAMIŞ"...(2)

Yazar Mesaj   #1735  2016-03-29 23:07 GMT  

Online status Refika Doğan



Administrators



Mesaj: 57
Şehir: Antalya
Ülke:
Meslek: Şair-Yazar
Yaş: 60

“Buzların Tutuştuğu Yer

        SARIKAMIŞ “ (2)



Refika DOĞAN

...

İçinde bulunulan koşullar, kısıtlı olanaklar, etrafımızı çevreleyen ateş çemberi, coğrafyanın engebeli yapısı ve ağır kış koşulları hesaba katılmaksızın boyundan büyük işlere balıklama atlamanın bedeli de ağır olur. Adeta kendi evini kendi eliyle ateşe atıp tutuşturmak gibi…
İşin askeri, idari boyutu başka, ekonomik ve coğrafik boyutunun kat be kat yüklediği külfet ve bunun sonucunda verilen zayiat başka. Savaş bu! Şakası olmayan acımasız, tokat gibi gerçek…
Elverişsiz kış koşullarının yanında tifüs gibi sağlık sorunları ve çetin coğrafyanın keskin bıçak gibi kanattığı o gencecik bedenlerin kuşatıldıkları çemberdeki çırpınışları, varlık çabaları unutulur mu?


“...
… 
Savaş bu, değildir basit bir oyun
Ölüm ensemizde afsız, duraksız
Şehit düştüm ana, haberim duyun
“Kalmasın diyerek vatan bayraksız.”


“22 Aralık 1914 - 15 Ocak 1915 tarihleri arasında cereyan eden Sarıkamış muharebelerinde Türk Ordusunun uyguladığı plan, bir kolorduyla düşmanın cepheden tespitini, iki kolorduyla kuzey kanadından kuşatılarak düşman cephesinin 30-35 km kadar gerisindeki Sarıkamış’ın ele geçirilmesiyle büyük düşman kuvvetlerinin imhasını öngörüyordu.”(*)

Öngörüyordu ama…
Hâyâlle gerçek her zaman aynı noktada aynı ölçüde buluşup kesişmeyebiliyordu. Beş duyunun algılayabileceği şey vardır, algılayamayacağı şey vardır! Bazen zekâ kadar “öngörü “ denilen sezgisel gücün etkisiyle ne hayatlar, savaşlar, ülkeler kurtarılabilmekte...
Bazen de aksine…

 

“… 
Nöbet tutar beyaz ölüm
Kısım kısım, bölüm bölüm
Bir şehit çiçeği gülüm
Sarıkamış Dağlarında.

Paşalar asker öğütler
Hava soğuk donmuş gök, yer
Ak kefende koçyiğitler
Sarıkamış Dağlarında…”


“Tamamen karlarla kaplı, çok yüksek dağlık ve yolsuz bir arazide o günün koşulları altında kış donatımından yoksun yaya ve atlı birliklerle yapılan bu harekât çok riskli idi. Özellikle 10’uncu Kolordu birlikleri, Allahuekber Dağları’nı aşarken çetin zorluklar ve kış şartları sebebiyle gerek miktar gerekse mevcut silahlar yönünden çok zayiat vermiştir. Nitekim Türk kuvvetlerinin büyük bir kısmı soğuktan donarak ölmüştür.”(*)

Allahüekber’ in yamaçlarına bir umutla tutunmuş o gencecik fidanları, ana kuzusu o canları, Memedleri, Seyitleri dizim dizim dizili  ölüm uykusunda düşünmek ne feci! Bir değil iki değil, üç değil dört değil… Binlerce beyaz melek, kefensiz…
“Ne uğruna? Kim uğruna?” sorularının hiçbir yanıtı, hiçbir karşılığı yoktur yazık ki! Tepeden tırnağa vatandı ruhlarını sarıp sarmalayan…


“…
Dizim dizim dizilmişler
Şehit diye yazılmışlar
Şafaklardan süzülmüşler
Sarıkamış Dağlarında


…Son mektubumda
Gecenin buz soluyan vaktinde
Düştün aklıma nereden bilmem
Böyle apansız
…Zamansız
…”

 

“Sarıkamış’a girebilen 300 kişilik bir kuvvet de Ruslar tarafından geri atılmıştır. Bu başarısızlık karşısında Enver Paşa, 10 Ocak 1915’te 3’üncü Ordu komutanlığını Tuğgeneral Hafız Hakkı Paşa’ya devrederek İstanbul’a dönmüştür.”(*)


“…
Ve bilinmeyen
Meçhûl savaş meydanlarında
Çakır Hasan
Seyitlerin Mustafa ve Ben
Ve Anadolu’ nun ücra yerlerinden
Yiğitler gelmiş
Adı adlarına
Boyu boylarına
Kiminin de 
Huyu huylarına çok benzeyen

Kiminde lâstik ayakkabı
Bu havada
Killi toprakta
Sabun gibi kayar burası
…”



Elbette yeri zamanı geldiğinde bizim yiğitlerimiz de bilir savaşmasını, canını feda etmesini vatana, bayrağa, milletine! Fakat bir terslik vardı bu işte, yolunda gitmeyen… 
Bu muharebe bizim muharebemiz miydi gerçekten? Kendimizden çok başkalarına can simidi olmak ve bir kişinin hırsına yenik düşmek gibi bir duygunun ağırlığı altında kalarak savruldular birer kuğu gibi karbeyazı ölümün kucağına…

Devam edecek...


Bu mesaj Mustafa Ceylan tarafından 2016-03-31 01:53 GMT, 1300 Gün önce düzenlendi.
__________________

İçimdeki Ses...