Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Mustafa Ceylan Kaleminden » UMUDUMUN MAVİSİ GÖZLERİN-1

Yazar Mesaj   #2554  2017-07-19 12:19 GMT  

Online status Mustafa Ceylan



Administrators



Mesaj: 417
Şehir:
Ülke:
Meslek: Mühendis
Yaş:

UMUDUMUN MAVİSİ GÖZLERİN-1

Mustafa CEYLAN

 


İlk defa, Sapanca Gölü' ne düşen şiirlerini ararken tanıdım onu. Gecenin en dolunaylı bir vaktinde, yaz sıcağının bunaltıcı çılgınlığından  dağ rüzgârlarına saklanmıştı. Bir grup şairler de vardı yanında. Tanıdığım, tanımadığım... Tanımadıklarımdan birisi de "şiir ceketi yırtılmış bir şiir işçisi" idi. "Şiir ceketli adam" adını verdiğim duygusal, gözü sulu şair arkadaşını da bizim kara kaplı koca deftere kaydettikten sonra, gecenin yıldızlamasına çabucak kayıp ellerimizin arasından yok oluşuna seyirci kalmıştık.

 

Candan, dost, samimi bir insandı. Yanında muhterem eşleri-hanımefendi de vardı. Sordum adını "Mete Dayı" dedi. Antalya'da ikamet ediyormuş. Ertesi gün, onun göl dibinden çıkaracağı şiirlerini inci çuvalına doldurup Antalya yolculuğuna beraber çıkacaktık. Öyle de yaptık.

 

Biraz gözü yağmurlu kilometreleri yol boyu içtikten sonra, sohbetin en koyusuna tutuştuk. Sanki, 40 yıldır tanıyordum.
"Umudumun mavisi gözlerin" adını taşıyan, 96 sayfalık "noktam yayınları"ndan çıkmış kitabını imzalayıp verdi. Kağıt, baskı, mizanpaj olarak tam istediğim gibi bir şiir kitabı idi. Öyle "somun gibi kalın" şiir kitapları hep korkutmuştu beni. Bu kitap, parmaklarım arasında "beni oku" çığlıkları atıyordu.

 

Yolculuğumuz bitip eve gelince, Antalya yüzlü, Toros yeşili gözlü zamanlara tutulunca, kitabı çalışma masamın kenarında beklemeye almıştım. Bu arada şairini daha yakından tanımıştım.


Kitapda bulunan Mete Dayı özgeçmişini sunayım size de, siz de tanıyın olmaz mı?


1969 yılında Sivas'da dünyaya gelmiş. İlk ve Orta okulu Sivas'ta, orta okulu Tokat'ta okumuş. 1991 senesinde Kara Kuvvetleri Kara Havacılık Okuluna girmiş. Oradan Uçak-Helikopter Uçuş Teknisyeni olarak mezun olmuş. Nato tarafından verilen üç adet Bosna, Kosova Savaşı, Korsanlarla Mücadele / Somali madalyalarına sahp olmuş.

 


Şiirleri, çeşitli antolojilerde, dergilerde ve yerel basının sanat sayfalarında yayınlanmış. Dergi ve gazetelerde köşe yazarlığı yapmış ve yapmakta. Atatürk araştırma/belgesel çalışmasına sahip ve 1800 adetlik Atatürk fotoğrafları arşivi bulunmakta. Çanakkale' de Sanatçı Evi'nde faaliyet göstermekte. 2005 yılında "Yüreğimin Aynasında Sevişir Hasret" kitabı "Uzak Kıyı Yayınları" tarafından yayınlanmış. Bütün bunlara ilaveten yurt içi ve yurt dışında adını duyurmuş olan "Kurşun Kalemler Sanat Edebiyat Derneği"nin başkanı.

 

 

Gelelim "Umudumun Mavisi Gözlerin" kitabına ve şiirlerine :

 

Serbest tarzda kaleme alınmış, kısa-yalın-anlaşılır dizelerle oluşturulmuş 48 ayrı şiirden meydana gelmiş bir kitap.
İçindekiler arasında dikkatiimi çeken şiir başlıkları : (Yoksulluk,ay var yüreğimin ayazında, gecelm lâl, sefil sensizlik, zehir sensizlik, ay tepemde, ayazımsın, bıçkın geceler ve köpekler vatansızdır.)
Sadece bu başlıkların bize çığırdığı, sessiz ve yârsiz ayaz bir gece..
Dışardan şiir penceresine baktığımızda sessizlik-sensizlik ve ayaz geceleri göreceğimiz ifade edilmekte.
O halde, acılı, dertli, hattâ biraz arabesk şiir dili...


İlk şiiri "...kuşlar kuşlar bekir abi" başlıklı ve benim "şiir gömlekli adam" dediğim Ersin Çetin Yılmaz'a ithaf edilmiş bir şiir.
Bu şiir 13.11.2016 tarihinde Çanakkale' de Agora Meyhanesinde yazılmış, aynen şöyle:

"yol uzun
gün döndü sırtını
geceye
aydınlığın habercisiydi
umutlar
hüznümüzün sefilliğinde
arsızca sevişirken gözlerde
karanlığın kollarında
utandı gece

 

yol tekrarı yaşanan anların
güneş bizim pus dağların
zaman durdu ardında sen kapının
söyle Bkir abi
ne olacak hâli bu kuşların

 

kuşlar kuşlar bekir abi
yürek yangınlarında
çarparken kanatlarını
söylediğin tüm şarkılarda
sevdaya
cana can kattın sol tarafında
aşk çıkmazlarında
yol çok uzun usta
bir düş yeter bana
zaman yakarken uzaklarda
ah be Bekir abi ahh
vurgununum o gözlere
anlasana"

Diyen bir şiiir. Bu Bekir abi, kimdir, nedir, necidir elbet öğreneceğiz daha. Bakarsın ben de arkadaş olur, iki cila, dört tavla atarız onunla da şaşırır kalır bunlar.

 

 


Neyse;
Önce, şiir içine dalmadan dışarısında bir gezinelim olmaz mı?


Dediğim gibi "serbest" şiir.
Peki, serbest; bir vezin midir? Aslında değildir. Serbest şiiri serbest yapan, sadece kendisine ait âhenk-ritm-iç uyum-ironi ve orjinalitedir. Yani, her serbest şiirin ayrı vezni vardır diyebilirsiniz veya her serbest şiir kendi vezniyle doğar.


Fakat;
şiirler ve vezinler hep kıskançtırlar, hem de kavgacıdırlar; bunun  yanı sıra, birbirinden etkilendikleri bir çok "yapı taşları sistematikleri de vardır.
Meselâ, "mani" yapı tarzı, kıt'a, rübai, tuğra ve tuyuğ'u da etkilemişrir. Meselâ bir "düz koşma", Karacoğlan güzellemesi, zincirbent koşma, cigalı koşma, ziyadeli koşma gibi daha bir çok koşma türünü tetiklemiştir.


Aynen öyle işte, hece şiirinin kafiye yapısının getirdiği âhenk sağlama, mısra sonlarındaki kulak vurgulamaları ve tekerrür sanatları; şairinin bile haberi olmadan çoğu kere serbest şiire gizlenip yapışıyor. Mevlâna, insan ses'tir demiş ya. Aslında şiir ses'tir. Şiirin ana malzemesi harfler, heceler, kelimeler, mısralardır. Ama, şiir güzel ve estetik-âhenkdar seslerden oluşur. Kendini yırtarcasına kulak tırmalayan, rahatsız edici sesler çıkartan şiirler "ölü şiirler"dir. Günümüzde doğarken ölen nice şiir ceninleri dolu internetimiz...

-----------------DEVAMI VAR------------------


Bu mesaj Mustafa Ceylan tarafından 2017-07-19 12:38 GMT, 126 Gün önce düzenlendi.
__________________