Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Mustafa Ceylan Kaleminden » UMUDUMUN MAVİSİ GÖZLERİN-2

Yazar Mesaj   #2555  2017-07-20 18:46 GMT  

Online status Mustafa Ceylan



Administrators



Mesaj: 417
Şehir:
Ülke:
Meslek: Mühendis
Yaş:

UMUDUMUN MAVİSİ GÖZLERİN-2

Mustafa CEYLAN

 

 

Gelelim şiire;
Ses oyunları : 
a-(rediften istifade-mısra sonunda)(dağlar/ın, anlar/ın,Kapın/ın,kuşlar/ın, yang/ın, kanatlar/ın,taraf/ın, çıkmazlar/ın, sırt/ın,kollar/ın)
b-(rediften istifade-mısra içinde)(aydınlığı/ın, karanlığ/ın, söylediğ/in, katt/ın, vurgun/un)

Üç kuple, (1.Kuple 9 mısra, 2. Kuple 5 mısra, 3.Kuple 13 mısra=Toplam : 27 mısra)dan meydana gelen şiir gövdesinde ın-ın-ın-ın diye gizli veya açık bir "patinaj" (ses patinajı) var ki buna biz "Detanation" yani "vuruntu" adını veririz. Bu şiirin, zafiyetidir. Bu, şairin şiir üzerinde detaylıca durup, gerekli düzenleme ve analiz yapıp-demleme-yapmadan, şiiri "dünya şiir yarış pistine" sürmesinden-bir bakıma acelesi'nden kaynaklanmaktadır.

 

Şiirde bu zafiyete rağmen, (gün döndü sırtını geceye), (hüznümün sefilliğinde umutlarımın habercisiydi)(arsızca sevişirken gözlerde ve karanlığın kollarında utandı gece) gibi, bakir çağrışımlar ve imgelerle "tezyinat"-süslemeler de bulunmaktadır. Bu bakımdan da şiir oldukça başarılıdır. 

 

İşin özü şu, sadece şiiriyet ve söylem düşünülmüş. Ses ve şekil kaygısı bir kenara iteklenmiş sanki.
(Sabahın seher vaktinde)diye halk ozanlarımızın, halk edebiyatımızın türkü türkü yaptığı vurguyu, şair (Gün döndü sırtını geceye) diyerek yapmaktadır.


Zaten Mete Dayı şairimizin, şiiri baştan başa, hüzün ve gece terennümleriyle dokunmuştur denebilir. Gece yalnızlığı, hüzün ise acıyı, sevgiliden, sevdiklerinden ayrılığı işaretler.


Gece ama ayaz, zifiri karanlığın tohumunda bir aydınlık müjdesi vardır. Akşamdan geceye güneşle koşar ve sonra güneşi tekrar doğurabilmek için, şair adeta sancılanır. Kavgası, zamanladır. Zaman, düş vagonlarının ters döndüğü raylar üzerindedir.Zaman ipi kopmuş tespih tanesi gibi darma dağınıkkken, şair "bir düş yeter bana" kuşları düşünüyrum, kuşlar kuşları der. Sığınır çaresizliğin çaresi Bekir abisinin ustalığının kanatlarına..

 

Gece ve hüzün dedik te :


(hüznün tesellisinde-Yoksulluk Şiiri)
(Gamla doğan sabah-susuyorum Şiiri)
(Kâbus gecelerden uyanmak-Öyle Zor ki Şiiri)
(Yılgın akşam-Öyle Zor ki Şiiri)
(Ay var yüreğimin ayazında)
(Hüznümün ağıtları-Ay var Yüreğimin Ayazında Şiiri)
(Gün gecemde-gecem yüreğimde-Aynı Şiir)
(Gece lâl, gece ağma; hüzün yüzümü parçalarken-katran karası kahpe gece -aynı şiir)
(Nice şafaklar ağarır yorgun bitkin sabahımda, gecenin yalnızlığında -Sefil Sensizlik Şiiri)
(hüzünler yüzümü yüzüm seni unutmalı-Sen Yoksan Şiiri)
(kalem yılgın akşamı kana bulamamalı-aynı Şiir)
(Yürekler gece vurgununda-Sükût Şiiri)
(Çaresiz hazan-sefil gece-dar ağacındayım boşlukta gece-Son Kez Şiiri)
(Karanlığın sessizliğinde-ay gülümser kimsesiz yüreğime-Yüzümde Deniz Ağlar Şiiri)
(Dalgın bakışlarım hırçın gecelerde-Zehir Senszilik Şiiri)

Görüleceği gibi, 96 sayfalık bir kitabın 33'ncü sayfasına kadar dikkatimizi çeken gece ve hüzne dair söylemleri bunlar. Şair gecelerin, acıların şairi dediysek haklıyız. Bir de zamanla kavgalıdır. Evet, en çok zaman kelimesini diline destan eylediğini görüyoruz.

Bir de bahse konu bu ilk şiirde Bekir Abi'ye seslenişine dikkat kesilelim bakalım. Ne diyordu?
Söyle Bekir Abi/Nolacak bu kuşların hali? dedikten sonra, 

"kuşlar kuşlar bekir abi
yürek yangınlarında
çarparken kanatlarını
söylediğin tüm şarkılarda
sevdaya
cana can kattın sol tarafında
aşk çıkmazlarında"
demektedir.

Burada, geleneksel Türk şiirindeki kuş imgesinin görevini yüklemekte şair mısralara. Yürek yangınlarında, söylediği cümle şarkılarda; tam ölmek üzereyken, umudu taşıyan kuşlar gelmiş ve aşk çıkmazlarında canına can katmışlardır.

Kuşlar evet kuşlar...


Tespitlere göre yeryzünde, günümüzde 8.000 tür-çeşitte kuş bulunmaktadır.


Bilindiği gibi kuğu ve kaz gibi bazı kuşlar Orta Asya’da ve Çin’de çok eski çağlardan beri kutsal sayılıyordu; 
Her kuş bir simgeydi-temsilciydi sanki.

 

Bıldırcın yiğitliğin; sülün güzellik ve iyi şansın; saksağan iyi haberin; turna ölümsüzlüğün ve uzun hayatın simgesiydi...
Kara karga şeytanın ve kötülüğün; ördek, mutluluk ve refahın; tavus güzellik, itibar ve şerefin; 
Benim boyun güzelliklerine bayıldığım güvercinler uzun hayatın sembolüydü.


Türk Edebiyatımızın temellerinden birisi kuşlar'dır denebilir.
Fert ve millet hayatında, kartallar uçuran, atmacalar göçüren doğanlarla destanlaşan bir yapımız vardı zaten

Şairimiz Bekir Abisi'ne geceyi, hüznü, zamanı ve kendisine can verecek, enerjisini doruğa çıkaracak kuşların halini soruyor hep.
Ve
"yol çok uzun usta" dedikten sonra;
"bir düş yeter bana
zaman yakarken uzaklarda
ah be Bekir abi ahh
vurgununum o gözlere
anlasana" diyor...

---------------------DEVAMI VAR-------------------------


Bu mesaj Mustafa Ceylan tarafından 2017-07-20 18:56 GMT, 124 Gün önce düzenlendi.
__________________