Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Şiirbaz Sultanlar » (8) - SULTAN ÇELEBİ MEHMED

Yazar Mesaj   #1016  2016-01-02 02:51 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

ŞİİRBAZ SULTANLAR (8)  - SULTAN ÇELEBİ MEHMED 

Mustafa CEYLAN

 

 

“Sultan Çelebi Mehmed, 5 Temmuz 1413 ile Mayıs-Haziran 1421 tarihleri arasında Osmanlı Devleti' nin başına, babası Yıldırım Bayezid'ın esarette olduğu esnada kardeşi İsa Çelebi'yi devre dışı bırakarak, Sultan oldu. Sultanlığını Amasya'da ilan etti. Aynı zamanda şair bir Padişah olan Sultan Çelebi Mehmed, "Çelebi Sultan, Mehmet Bey veya Sultan Çelebi" isimleri ile anılmış olup, Germiyanoğulları'ndan Süleyman Şah'ın kızı Devlet Hatun'un oğludur.” (Ak, Coşkun; Şair Padişahlar, a.g.e.45)

Çelebi Mehmed, 15. yüzyıl başlarında hükümdar olduğu zaman, bazı şairler onun etrafında toplanırlar ve böylece Osmanlı'nın ilk şairleri yetişmeye başlar. Şiir meclislerinin oluşmasını teşvik eden bir Şiirbaz Sultandır Çelebi Mehmed… O, hem şairleri himaye etmiş, hem de ilim ve sanat faaliyetlerine önem vererek telif ve tercüme eserlerin yazılmasını sağlamıştır.

1414 yılında Merzifon'da, 1420 yılında ise Bursa'da birer medrese kurmuş, Bursa'daki Yeşil Medrese zamanının en yüksek dereceli eğitim kurumu haline gelmiştir. Molla Hüsrev ve Molla Hayalî bu medresede ders vermişlerdir.


Çelebi Mehmed'in himaye ettiği şairler:
    - Ahmedî
    - Ahmed-i Dâî
    - Şeyhî


Çelebi Mehmed'e takdim edilen eserler:
     - Cemşid ü Hurşid - Ahmedî
     - Ukûdü'l-Cevahir - Ahmed-i Dai tarafından Çelebi Mehmed'in oğlu Şehzade Murad için yazılmıştır.
     - Harname - Şeyhî
     - Halilname - Abdülvasi Çelebi
     - Acâibü'l-Mahlukat - Rükneddin Ahmed tarafından tercüme edilmiştir.
     - Kitabü'l-Müntehab fi't-Tıp - Abdülvehhab bin Yusuf bin Ahmed el-Merdanî

*

Der Ki:


"Cihan hasm olsa Hak'dan nusret iste
Erenlerden du'â vü himmet iste


Çalup din aşkına da'vâya şemşîr
Anuben çâryân hidmed iste


Eğer leb-teşne isen ey bed-endîş
Bu deşt çeşmesinden şerbet iste


Geçenden geç demir taşdan sakınma
Demiri mahv idenden kudret iste


Çevirme yüz muhâlifden Muhammed
Adûyı arsadan sür vüs'at iste."


*

Kitabeler ve sikkeler üzerinde "Sultan Gıyâseddin Mehmed" damgası vurduran Çelebi Mehmed, Osmanlı' nın Fetret Döneminde dağılan devlet düzenini yeniden düzeltmiş ve yürürlüğe koymuştur. Osmanlı O'nun sayesinde eski gücüne kavuştu denebilir. 
Döneminde Şeyh Bedreddin İsyanı ile Düzmece Mustafa olayı gerçekleşmiştir. Her iki olayı da bertaraf etmiş ve Osmanlı'nın ikinci kurucusu olmuştur. 

*
"Arap ve Bizans tarihlerinde Kirişci veya Kirî olarak lakap verilmiştir. Yay yapma özellikle yayın tutturulduğu ve çekildiği sert ipten kiriş yapma sanatını öğrenmiş olması, gençliğinde güreşçilik yapması, kendinin öldürülmesinden korkup bir kirişçinin yanında çıraklık yapması ve yay kirişi ile boğulmak istenmesi” sebebiyle Kirişçi lakabı verilmiştir.” (Sakaoğlu, Necdet (1999), Bu Mülkün Sultanları, İstanbul: Oğlak Yayınları. say. 63-68 ISBN 978-975-329-300-6 say.63)

*
Babası onu Amasya sancak beyi olarak atadı. Bu sırada devlet işlerini öğrendi. Babasının Anadolu seferlerine sancak beyi olarak eyalet askeri ile katıldı. Bu seferlerde çok kere Mehmet Çelebi, Osmanlı ordusunun artcı/yedek güçleri komutanlığını da yüklendi. 1402' de Yıldırım Beyazid'ın Timur'a karşı seferine de böylece katılmış ve Ankara Savaşı'nda yine "artcı kuvvetler" komutanlığını üstlenmiştir. Bu görev nedeni ile Ankara Savaşı bozgunundan az kayıpla ve ilk önce kurtulanlar arasındaydı.
1402'de Ankara Savaşı sonucu babası Yıldırım Bayezid, Timur'a yenik ve esir düştükten sonra Osmanlı Devleti 11 yıl süren bir Fetret Dönemi geçirdi. Bu devirde Yıldırım Bayezid'in oğulları Emir Süleyman, İsa Çelebi, Musa Çelebi ve Çelebi Mehmet taht savaşlarına giriştiler. Çelebi Mehmet 1403 ile 1413 arasında Timur egemenliği altında Amasya da, Amasya-Tokat-Sivas bölgesi (Rumiye-i Suğra) emirliğini yaptı.
Kardeşler arasında çeşitli savaşlardan sonra en nihayet 1413 de Çelebi Mehmet kardeşi Musa Çelebi'yi Vize Savaşı ve Çamurlu Derbent Savaşı'nda yenerek tek başına Osmanlı Devleti idaresini alarak Fetret Devri'ni kapattı.

*
Karaman seferinden dönerken Sultan Mehmet Çelebi Ankara'da rahatsızlık geçirdi ve Germiyanoğlu Yakup Bey'in hekimi Mevlana Sinan (şair Şeyhi) tarafından tedavi edildi ve Şeyhi'yi ödüllendirdi. Şeyhi bu tedavinin ve ödüllendirmenin sonuçları olarak başından geçenleri “Harname” adındaki ünlü mesnevisinde değiştirerek hikâye ettiği bilinmektedir. 
*
Padişahlığı süresince 24 savaşa katılan Mehmed Çelebi, bu savaşlarda kırk ikiye yakın kılıç, ok, ve mızrak yarası aldı.
*
Çok genç yaşta iken, 39 yaşında vefat etmiş ve cenazesi Bursa'da yeşil türbeye defnedilmiştir.

A Oğul!
Vefatı münasebetiyle anlatırlar ki:
Sultan Mehmed Çelebi 26 Mayıs 1421'de Edirne'de bir sürek avı sırasında at sırtında felç oldu, düştü ve yaralandı. Ölüm döşeğinde Veziriazam Amasyalı Beyazid Paşa ve vezirleri İvaz Paşa ve Çandarlı İbrahim Paşa'yi çağırıp;
"Tez oğlum Murat'i getirin. Ben bu döşekten kalkamam. Murat gelmeden ölürsem fitne çıkar. Tedarik görün, ölümümü gizleyin." vasiyetinde bulundu. Selanik'te bulunan Düzmece Mustafa'dan çekinilerek, Amasya'da vali olan Murat'ın Bursa'ya ulaşmasına kadar 42 gün ölüm haberi gizlendi. Osmanlı Padişahları arasında ölümü gizlenen ilk padişah o oldu. Durumundan kuşkuya düşen ve ayaklanmaları güçlükle önlenen askerleri yatıştırmak için askerî geçit yaptırılıp, bu sırada mumyalanmış cesedine kaftan giydirilip, başına sarık konulup pencere önüne oturtulduğu kollarının oynatıldığı rivayet edilir. Cenazesi Edirne'den Bursa'ya götürülerek Yeşil Türbe'ye defnedildi.

*
Osmanlı padişahlık sarayının bünyesi ve idare şekilleri; onun uygulamalarına dayanmaktadır. Sarayın haremine odalıklar, cariyeler alınması; ak ve kara hadımlara saray idaresinin verilmesi; kilerci, odabaşı, haznedar ve kapı ağası görevlerinin ilk uygulaması ve içoğlanlarına serasker takke ve elbise giydirilmesi Sultan Mehmed Çelebi döneminde başlatılmıştır.

*
Sultan Mehmed Çelebi Müslümanlara karşı göstermiş olduğu adaleti, aynı zamanda Hıristiyan topluluklara karşı da gösterirdi. İyi bir idareci ve politikacıydı. Bizans ve Bizans İmparatoru II. Manuel ile yakından ilişkiler kurmuştu.
Fetret Devri'nden sonra Anadolu'daki beylikleri tekrar bir araya toplamayı başaran Sultan Mehmed Çelebi'ye Osmanlı İmparatorluğu'nun ikinci kurucusu gözüyle de bakılır.

*
Eserleri
Amasya'da ölen oğlu Kasım Çelebi için Şehzade Türbesi'ni yaptırdı.
Bursa'da Yeşil Camii, Yeşil Türbe ve Sultaniye Medresesi'nden oluşan külliyesi mimar Hacı İvaz tarafından yapıldı.
İlk Osmanlı ulucamii olan ve kardeşlerinden Emir Süleyman'ın temelini attığı Eski Cami'de tamamlatmıştır.

*
“Sürre alayı” adı verilen bir hey’et, Osmanlı hac kafilesinin önünde her yıl kutsal topraklara hediyeler götürmeye bu Padişah zamanında başladı. Çok güzel bir şekilde süslenen develere, padişahın hediyeleri (altın-para) yanında, paşaların ve diğer Müslümanların hediyeleri de yüklenirdi. Bu âdet, 1.Cihan Harbi’nde Hicaz’la irtibat kesilinceye kadar devam etti. Verilen hediyelerle Mekke ve Medine’deki yerlerin ta’mir ve bakımı, fakirlerin yiyecek ve giyeceği temin edilirdi.
Ey Oğul;
Tarihlerden 2015 ve Ocak ayının son günleri… Malumun Suudi Kralı Abdullah tedavi gördüğü hastahanede öldü. Ve ülkemiz 3 günlük yas ilan etti, öyle değil mi?
Kral Abdullah, Mısır’da seçimle iş başına gelen İhvan-ı Müslimîn iktidarına karşı girişilen darbenin baş sponsoruydu. Mısır halkına karşı Sisi’yi açıkça desteklemişti. 91 yaşında ölen Kral Abdullah için ilk taziye mesajı ABD Başkanı Obama’dan geldi. Elbette Obama’dan gelecekti ilk mesaj, başkasından gelse şaşırırdım zaten..
İçinde yaşadığımız yüzyılda, aslında, bana göre önemli bir İslâm düşmanı olan bir kabile, emperyalizmin kuklası olarak, Petro dolarların uşağı olarak Arabistan’ da zulmünü bütün Dünyanın gözlerinin içine baka baka sürdürmeye devam etmektedir. Doların yeşil gözleri ve silah ticareti… Bu ikili kaynağını petrolden alarak, İslam adına İslamı hançerlemeye devam etmekte…
Yeryüzündeki en büyük hainlerden ve Türk düşmanlarından birisi olan bu kabile, maalesef Osmanlı tarafından Kabe’yi korumak amacıyla yapılan Ecyad kalesini 2002 yılında yerle bir etmiş, Arap yarım adasında hakim oldukları yerlerde Türk eserlerini silip süpürmüşlerdi. Bizim süslü develerle gönderdiğimiz, Şiirbaz Sultanlarımızın gururla, övünçle gönderdikleri paralar ve ziynet eşyalarıyla yapılan eserlerin düşmanı olan bu zihniyet Mekke'de Kabe'deki Sultan Abdülaziz ve Abdülhamid tarafından inşa ettirilen revaklar dışında başka tek bir Türk eseri de bırakmamışlardır. 


O zaman,
Bugünkü Kabe’yi de 1631 yılında yeni baştan 4. Murat yaptırmıştır. Tamamen yıkılmış haldeki Kabe, 1631’de İstanbul’dan gönderilen ustalar tarafından eski ölçülerle biçimine göre, yeniden inşa edilmiştir. O zaman bu zihniyet yıksa ya Kabeyi’de. Yıksınlar da dünyanın kaç bucak olduğunu öğrensinler derim.
Sadece Ortadoğu’nun değil, dünyadaki petrol dengesinin kodlarının  her devire ve her döneme göre, emperyalizm tarafından inşa edildiği bir araçtır Arabistan. Bu sebeple, Ortadoğu’da kan asla dinmemiş ve dinmeyecektir. Bu kraliyet sistemi, bu özgürlükler düşmanı sistem ve bu gerçek İslam’ın düşmanı sistem emperyalizmin payandası ile ayakta kaldığı sürece en yakın komşularından başlayarak Ortadoğu’ya ölüm yağdırmaya devam edecektir.

Peki;
Bu Arap zenginleri, bu kraliyet petrol gelirlerini Batılı bankalarda devasa rezerv istasyonlarında saklamıyorlar mı? Elbette orada tutuyorlar. Bu rezervleri istedikleri gibi de kullanamıyorlar ve emperyalizmin ekonomiye, dünya borsasına ve diğer ülkelere baskı aracı olarak kullandığı da bir hakikat değil midir? Şu halde Oğul, dünyanın en büyük yer altı zenginliğine sahip bu ülkede kadınlar başta, insanlığa yapılan bu zulüm, bu gelir dağılımı dengesizliğinin patlayacağı zaman da gelecektir. Bu servetin gerçek sahibinin kendileri değil de batının olduğunu anladıklarında, asıl curcunayı işte o zamanda seyredeceğiz.


Ey Oğul!
Hiçbir Osmanlı Sultanı Hacca gitmemiş ama, “sürre alayları” ile hac kafilesinin önünde cangıl cungul develerle Anadolu’nun öz kaynakları sebil edilmiştir. Arap yarımadasında bize ait tek eser kalmamıştır. Yazık!


Peki;
Atalarımızın Anadolu’ya çekilirken bıraktıkları, bugün sınırlarımız dışında kalan eserlerimize sahip çıkamadık değil mi? 


Şimdi soruyorum:
Şu öksüz, şu yetim Anadolu’ya bir bakalım; buradaki kalelerimiz, Anadolu'nun yüzde seksen şehrindeki kaleler, surlar hüngür hüngür ağlamakta… Yıkılmış, sahipsiz ve perişan durumdalar…
Bizim, sahipsizlikten yitirdiğimiz o kadar çok kalemiz var ki… O kadar çok!!!
Konya surlarından bugün zerre kadar iz kalmamıştır. Biz yıktık. Sivas kalesini biz yıktık. Dünyanın en büyük kent kalesi konumundaki Diyarbakır surları, bugün çok perişan bir haldedir. Daha böyle sahipsizlikten ortadan kaldırdığımız pek çok kale var. Yıka yıka pek çok şeyi kaybetmişiz.” 
Kendi ülkemizdeki kalelere, tarihi ören yerlerine, kervansaraylara, yol boyu çeşmelerine, yollara ve köprülere vurdumduymaz bir anlayışla, üç kuruşluk müze kartı anlayışıyla bakışımızı ne zaman terk edeceğiz? Bu surlar, bu mazgallar, bu kentlerimizin en yüksek yerlerindeki Atalar miraslarına gerçekten sahip çıkacağımız günler gelecek midir dersiniz?

Bu konularda çok dertliyim Ey Oğul!
Konu önemli, uzun ve derin…
Burada sözü daha fazla uzatmak istemiyorum.
Esas konumuz olan Şiirbaz Sultanımız Çelebi Mehmed’ e gelelim.


*
Ailesi 

Eşleri
****** 
1. Kumru Hatun : Cariyelikten kadın efendilğe yükselmiştir. Selçuk Hatun’un anasıdır. 
2.Emine Hatun: Dulkadiroğlu Mehmed Suli Bey'in kızı, II. Murat'ın annesidir.

Erkek çocukları :
Erkek çocuklarının sayısının on sekiz kadar olduğu bildirilmektedir. Adları bilinenler şunlardır:

1.Mehmed Çelebi
2.Ahmed Çelebi
3.Murat Çelebi
4.Kasım Çelebi
5.Mustafa Çelebi
6.Mahmud Çelebi
7.Yusuf Çelebi
8.Orhan Çelebi


Kız çocukları 
Dokuz kızından adları bilinenler  şunlardır:

1.Selçuk Sultan: Çandaroğulları'ndan İsfendiyar Bey'in oğlu İbrahim Bey'le evli.
2.Sultan Hatun: Kasım Bey'le evli.
3.Hafsa Hatun: Çandarlı İbrahim Paşa'nın oğlu Mahmud Çelebi'le evli.
4.Ayşe Hatun: Karamanoğulları'ndan İbrahim Bey'le evli.
5.İlaldı Hatun.
---------------------------------------------------------------
LÜGATÇE:
 
Hasm olmak:
Nusret istemek:
Himmet :
Şemşîr :
Anuben :
Çâryân :
Hidmed :
Leb-teşne :
Bed-endîş :
Deşt :
Adû :
Vüs'at :
 

Bu mesaj Mustafa Ceylan tarafından 2016-02-09 01:17 GMT, 923 Gün önce düzenlendi.
__________________