Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Şiirbaz Sultanlar » ŞİİRBAZ SULTANLAR(20)-SULTAN IV.MEHMED(Avcı Mehmed)(Vefâî) M

Yazar Mesaj   #1028  2016-01-02 03:09 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1952
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:



ŞİİRBAZ SULTANLAR(20)-SULTAN IV.MEHMED(Avcı Mehmed)(Vefâî)

Mustafa CEYLAN
*************************
IV. Mehmed, I. İbrahim’in Turhan Hatice Sultan’dan 1642 yılında dünyaya gelmiş ve henüz 7 yaşına girmeden Ağustos 1648’de Padişah olmuştur. Kösem Sultan’ın torunudur. Kendisini devlet işlerinden uzaklaştırdığı için oğlunun idamına dahi göz yuman Kösem Sultan, 7 yaşındaki torununu tahta geçirmekle, istediğine kavuşmuştur. 
 
Ertuğrul Gazi, Osman Gazi ve Kanuni’den sonra en uzun süre tahtta kalan Osmanlı Padişahıdır ve 39 yıl tahtta kalmıştır.
*
Bir Gazel’inde demiştir ki:
 
"Bir nazarda akl u sabrum aldı gitdi ol melek
Agla ey dîdem ki çıkdı gitdi elden mâ-melek
 
Zahm-ı âteş-bâr-ı cismi dâg-ı mihnet sanmanuz
Padişâh-ı aşk giydürdi bir altunlu benek
 
Bunca demdür tîrini hûn-ı cigerde besledüm
Şimdi kasd-ı cân ider anda kanı nân ü nemek
 
Âhum işitmiş eşiginde gece rahm eylemiş
Hamdülillâh kim bugün oldı hevâdârum felek
 
Kûşe-i gamda Vefâ'î bendeni tenhâ koma
Yoluna cânum fedâ olsun begüm gel gitme tek."
 
*
Demiştir Ki :
 
"Gönül ne Göksuya mâ'il ne Sarıyere gider
Sipâh-ı gamdan emin olmaga Hisâra gider."
 
*
Kendisini Eski Saray’a süren ve hatta idamla tehdit eden I. İbrahim’i tasfiye etmekle, devleti tek başına idare etme emeline ulaşmış olan Kösem Sultan’ın söz sahibi olduğu bir dönemdir Avcı Mehmed’in ilk dönemi. Bu döneme  Ağalar Dönemi de denilebilir.
Sadrazam Sofu Mehmed Paşa Sipahiler ile Yeniçerilerin isyan etmeleri üzerine 1649 yılında azledilerek katl olundu. Yerine, tamamen usullere aykırı olarak Yeniçeri Ağası Kara Murad Paşa sadrazamlığa getirildi. Ancak halk isyanına dönüşen kargaşa bastırılamıyor ve Osmanlı Devleti kan kaybediyordu. Daha sonra, sırasıyla Melek Ahmed Paşa ve Abaza Siyavuş Paşa’nın sadrazam olması da işi değiştiremedi. İsyan devam ediyordu.
 
Kösem Sultan’ın IV. Mehmed’i öldürüp yerine Şehzade Süleyman’ı getirmek istemesi, kendisinin sonunu getirdi ve 1651 yılının bir Eylül gecesi Kösem Sultan öldürüldü.
 
 Şiirbaz Sultanımız Mehmed, olan bitenleri seyrediyordu.
 
Kösem Sultan öldürülünce, bu sefer Padişahın annesi Turhan Hatice Sultan’ın saltanat dönemi başladı. Devletin hazinesini soyan ağalar saltanatına son verildi ve 39 ağa yakalanarak idam edildi. İflas noktasına gelen devlet hazinesine ayar verilmek üzere, Tarhuncu Lâyihası diye meşhur Tarhuncu Ahmed Paşa bütçesi hazırlandı ama bu da dertlere çare olamayınca, 1656 yılına kadar 10’a yakın sadrazam değiştirildi.
Devleti, kendisine bir çeşit müşavirlik görevi yapan ağalarla beraber, anne,  Turhan Sultan idare ediyordu.
Devlet, şîrazeden çıkmıştı ve dış baskılar da artıyordu. Müşâvirlerinin tavsiyeleri ile tecrübeli ve yaşlı Vezirköprülü Mehmed Paşa, Eylül 1656’da sadrazamlık makamına getirildi. Artık Köprülü’ler devri başlıyordu. Turhan Sultan, devleti Köprülü ailesi gibi asil bir aileye teslim etmekle, kendisiyle birlikte Osmanlı tarihindeki kadınlar saltanatına da son veriyordu.
 
Önce Köprülü Mehmed Paşa (1656-1661) ve sonra da oğlu Fazıl Ahmed Paşa (1661-1676) yönetimleri devleti huzura kavuşturmuştur diyebiliriz. Bu dönemde, makam korkusuyla Girit Serdarı Gazî Hüseyin Paşa idam edilmiştir
Gene bu dönemde Kırım Hanı Murad Giray’ın desteklememesi sebebiyle 11 Eylül 1683 tarihinde Viyana Bozgunu yaşanmıştır. Bu bozgunda Osmanlı binlerce şehid vermiş ve çok kıymetli hazinelerini kaybederek geri çekilmiştir.
*
Viyana bozgunu, Kanuni’den beri gelip giden duraklama devrini resmen başlatmış oldu. Artık 1071’den beri devam eden Müslüman Türk Milletinin cihad zaferleri sona eriyor ve Avrupa galebe çalmaya başlıyordu.
 
Bu arada Turhan Sultan, Temmuz 1683’de vefat etti. Aralık 1683 tarihinde IV. Mehmed aleyhteki tahriklere dayanamayarak sadrazamı azletti ve 50 yaşını doldurmadan idam sehpasına yollandı.
 
Artık Osmanlı tarihinde kaht -ı ricâl devri başlıyordu.
 
Viyana bozgunu ile Karlofça Andlaşması (1699) arasında geçen 15 yıl Osmanlı Devleti için felâket seneleri oldu.
 
Venediklilerin ve Almanların başını çektiği haçlı kuvvetleri fırsatı ganimet bilerek, 1684 yılında Osmanlı Devleti’ne harp ilan ettiler. Sadrazam Kara İbrahim Paşa’nın idaresindeki Osmanlı orduları, zafere koşamıyor ve maalesef Eylül 1686’da Budin düşüyordu. Osmanlı kuvvetleri Budin’i çok iyi müdafaa ediyordu, ancak Budin’de büyük kayıplar vermelerine rağmen yeniden toparlanan haçlı orduları, 160 yıl önce perişan oldukları Mohaç Meydanında Osmanlı ordusunu geriye çekilmeye mecbur ediyorlardı.
*
 
Liyakatsiz devlet adamlarının elinde perişan olan devletin hali IV. Mehmed’i hasta etmişti.
 
Köprülü ailesini iktidardan düşürdüğü için Padişah’dan rahatsız olan Köprülüzade Fazıl Mustafa Paşa ve benzeri devlet adamlarının gayretleriyle Kasım 1687 yılında tahttan indirildi; ancak idam olunmadı. Yerine II. Süleyman tahta geçirildi. Şiirbaz Sultanımız Avcı Mehmed, 5 yıl sonra Edirne Sarayı’nda Ocak 1693 tarihinde vefat etti.
 
Kendisine Avcı Mehmed lakabını verdirten tutkusu dışında, hiç bir kötü alışkanlığı yoktu. İçkiyi Osmanlı ülkesinde şiddetle yasaklamıştı. Kahvehaneleri kapatmıştı. Kendisi beş vakit namazını cemaatle kılıyordu. Kısa bir süre tahsil görebildiği için diğer Osmanlı Padişahları gibi âlim değildi.
 
ZEVCELERİ:
 
1-Gülnûş Sultan :
“Rabia Gülnuş, Emetullah Gülnûş şeklinde de adı geçer. Genel olarak Gülnûş Sultan diye çağrılır. Kuvvetli bir ihtimale göre 1642 yılında Girit’de doğdu. Verzizzi ailesindendi. Girit Serdarı Deli Hüseyin Paşa Resmo’yu fethedince bu güzel kızı da esir olarak Osmanlı Sarayına hediye etti. Saray gelenekleri gereğince kendisine Gülnûş adı verildi. Esmer, etine dolgun, siyah saçlı çok güzel bir kızdı. IV.Mehmed’i kendisine bağlamaya muvaffak oldu; ve Padişahın kalbini çalarak onun baş kadını oldu. 1604’ de Şehzade Mustafa’yı, 1673 yılında da Şehzade Ahmed’I doğurmak suretiyle mevkiini daha da kuvvetlendirdi. Avcı Mehmed, Gülnûş’u çok seviyordu. Kendi oğullarını tahta çıkarmak için, bir ara kardeşleri Süleyman ve Ahmed’I öldürmek istedi; fakat annesi Turhan Sultan buna engel oldu. Gülnûş Sultan’ da Avcı Mehmed’i çılgın gibi seviyordu. Bu yüzden eşinin hoşlandığı Gülbeyaz’ı denize atmak suretiyle öldürmekten çekinmedi. (Kadınlar Saltanatı IV. 239,240). Bununla beraber Avcı Mehmed’in Gülnûş’dan başka hasekileri de vardı. Gülnûş Sultan kayınvalidesi Turhan Sultan ile iyi geçindi. Turhan Sultan’ın 1682’ de ölmesi üzerine haremin de, kocasının da tek hâkimi oldu; fakat hükümet işlerine karışmadı. Avcı Mehmed, ava meraklı olduğu için, sık sık onu da yanına alır Balkan şehirlerine götürürdü. Gülnûş Sultan en çok Edirne’yi sever ve orada yaşardı. Gülnûş Sultan’ın bu mesut günleri 1687’de kocasının tahttan indirilmesiyle sona erdi. IV.Mehmed hapse, o da Eski Saray’a gönderildi. 1695’ de oğlu II.Mustafa’nın Padişah olmasıyla tekrar hareme döndü ve valde sultan olarak haremde en büyük rolü oynadı. II.Mustafa’nın ölümünden sonra yerine geçen diğer oğlu III.Ahmed zamanında da valde sultan olarak haremin en nüfuzlu kadını o idi. (Top.Arş.E.No.145) III.Ahmed ile beraber Edirne’ye gitti. Orada hastalanarak öldü(1715).Ölüsü Edirne’den İstanbul’a getirildi, Üsküdar’daki camii önündeki türbesine gömüldü.”(Uluçay,M.Çağatay, a.g.e.66)
2- Afife Kadın
“Ahmet Refik Bey, Afife Kadını Avcı Mehmed’in baş cariyesi diye yazıyorsa da, vesikalarda ve harem teşkilâtında baş variyelik diye bir makamdan bahsedilmemektedir. IV.Mehmed ince ruhlu ve şair bir padişahtı. Afife Kadın da, Hurrem’den sonra sarayda görülen ikinci şairedir. Bu bakımdan Afife’ yi bir cariye olarak değil, IV.Mehmed’in Kadın Efendisi olarak ele almak icap ediyor, nitekim Uzunçarşılı’da: “IV.Mehmed ailesi arasında en çok Afife Kadın Efendiyi severmiş(Osmanlı Tarihi III. Kısım II. 589) demekle onun IV.Mehmed’in eşi olduğunu Kabul etmektedir. Eğer IV.Mehmed, eşi olmasa, ona gönül kaydırmasa, şu beyitleri yazabilir miydi?
 
Beyazlar geydiğince bir dürr-i yektaya benzersin
Siyahlar geydiğince sen hemen Leylâya benzersin
Yeşiller geydiğince tûti-i güyaya benzersin
Benim hoş-bû Afifem sen gül-i rânaya benzersin.
 
Bu kıta bir sevginin temiz ifadesidir. Onun verdiği karşılık da IV.Mehmed’inki kadar güzeldir. Afife’nin şair olduğunu, eşi Mehmed tahttan indirildiği zaman yazdığı şu kıta da göstermektedir :
 
Söyleyin Gülnûş’a kareler bağasın
Âh etikçe ciğerini dağlasın
Sultan Mehmed Şimşirlikte ağlasın
Bana hayf değil mi der Sultan Mehmed
 
(Şimşirlik : Topkapı Sarayında şehzadelerin ve tahttan indirilen padişahların hapis edildikleri yer.)
 
Afife Kadın eşinin tahttan indirilmesinden sonra Eski Saraya gönderildi. Ondan sonraki hayatı hakkında hiçbir bilgi yoktur. Elimizde bulunan dğer bir belge de Afife Kadın’ın  IV.Mehmed’in  kadını olduğunu göstermektedir.(Baş.Arş.İbnül Emin tas.Saray, No. 159)(Uluçay, M. Çağatay; a.g.e.  68)
3- Gülnar Kadın.
4- Kâniye Haseki.
5- Siyavuş Haseki.
ERKEK ÇOCUKLARI:
1-Şehzâde Sultân Mustafa II.
2-Şehzâde Sultân Ahmed III.
3-Şehzâde Bâyezid.
4-Şehzâde İbrahim.
5-Şehzâde Süleyman.

 (Kaynak: Tarihi Bilgiler : Osmanlı Araştırmaları Vakfı-osmanli.org.tr)


Bu mesaj Mustafa Ceylan tarafından 2016-01-14 05:10 GMT, 887 Gün önce düzenlendi.
__________________