Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Şiirbaz Sultanlar » (33)-SULTAN III.AHMED (Necîb)

Yazar Mesaj   #1041  2016-01-02 03:38 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:



ŞAİR PADİŞAHLAR(33)-SULTAN III.AHMED (Necîb)


Mustafa CEYLAN
**************************
Demiştir Ki:

"Yâ İlâhî pür-zünûbam affın ile kıl rehâ
Zerre-i ihsân ile setr it uy'ubumı şehâ
Sitânundan cüdâ itme beni rûz-ı cezâ
Enbiyâ-yı müselin içre hacîl itme beni

Hazret-i sultân-ı dîn fahrü'l-verânun aşkına
Server-i âlem Muhammed Mustafânun aşkına
Ol Habîbün nûr-ı aynı asfiyânun aşkına
Enbiyâ-yı mürselin içre hacîl itme beni

Kıl Necîb-i derd-mendi nazra-i affa nişân
Cürmini fv eyle it şâyeste-i hûr-ı cihân
Ol za'îfün dâ'imâ vird-i zebânıdur hemân
Enbiyâ-yı mürselin içre hacîl itme beni

*

1673 Yılında doğmuştur.IV.Mehmed ve Rabia Emetullah Gülnuş Sultan'ın oğludur. Saltanat Dönemi: 22 Ağustos 1703 - 1 Ekim 1730

Divanı' da bulunan şair Padişahımız şiirlerinde Ahmedî veya Necîb mahlaslarını kullanmıştır. Daha ziyade dinî şiirler yazmıştır. Lâle devrinde yaşamıştır. İnce ruhlu sanatkâr bir kişiliğe sahiptir. Hat sanatkârı. Sülüs, talik ve nesih bilmekte. Âlimleri ve şairleri koruyan, onlarla sohbetler eden bir Padişah. Çok iyi bir kitap sever. Bu yüzden saray kütüphanesi ve kitaplığı kurmuştur.

Patrona Halil isyânında görevden alınmak istemiş, yerini oğlu Sultan Mahmud'a bırakmıştır. 1736 yılında 62 yaşında iken Hakk'a yürümüştür.

*

Demiştir Ki:

"Cenâbun Hazret-i Sultan-ı dîndür yâ Resûlallah
Cemâlün matla'ı nûr-ı yakîndur yâ Resûlallah

Sezâdur zât-ı pâkun her cihetle da'vet-i Hakka
Heme esrâr-ı mi'râca emîndür yâ Resûlallah

Çün oldı sende bî-şüphe kemâl-ı sırr-ı ıstıfâ
Vücûdun hassa-i sırr-ı mu'îndür yâ Resûlallah

Necîb-i z3ar ü âciz rû-siyeh cûyende-i lutfun
Durur bâbında me'va'l-müznîbindür yâ Resûlallah

*

Dönemini ana hatlarıyla şöylece özetlemek mümkündür:

Birinci Saltanat Devresi (1703-1718): 1703-1711 tarihleri arasındaki ilk yıllarında, önce iç huzuru sağlamaya çalışmış ve Edirne Vak’asının failleri teker teker cezalandırılmıştır. Sokullu veya Köprülü gibi dirâyetli bir sadrazam arayışındaydı ve kendisini tahta getirenlerin etkilerinin farkındaydı. Çok sayıda sadrazam değişikliğinden sonra Silâhdâr Dâmâd Çorlulu Ali Paşa’da karar kıldı ve devlet işlerini önemli ölçüde 4 yıl kadar ona havale etti.

Bu arada Avrupa’da İsveç Kralı Carl’ın Deli Petro’ya yenilip sonra da Osmanlı topraklarına sığınması, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Nisan 1711’de harp başlamasına sebep oldu. Prut Seferi diye tarihe geçen bu savaşta Osmanlı ordularının komutanı sadrazam Baltacı Mehmed Paşa Serdâr-ı Ekremliğe tayin edildi. Çar, mağlup olacağını anlayınca, Başbakan Baron Şafirov vasıtasıyla çok değerli mücevherlerini hediye gönderdi ve sulh andlaşması yapılmasını arzuladı.

İsveç Kralı ve Kırım Hanı Devlet Giray’ın farklı kanaatlerini dinlemeyen ve müşâvirlerinin tesiri altında kalan Baltacı Mehmed Paşa, çok cazip şartlarla sulh akdi yaptı ve muzaffer bir komutan olarak İstanbul’a gelmek üzere yola çıktı (Prut Muâhedenâmesi, Temmuz 1711). Bu hadise üzerine muhâlifleri, Baltacı Mehmed Paşa aleyhinde her türlü iftirayı yapmaya ve Padişah’ı etkilemeye başladılar. Neticede Kasım 1711'de Edirne'de iken azil haberi geldi. Sonradan Deli Petro sözünde durmayınca, yeni bir savaş başlamadan bitti ve Şehid Ali Paşa’nın 1713’de imzaladığı Edirne Andlaşması ile Karlofça’da verilen yerler Rusya’dan geri alındı.

Sadrazam Silâhdâr Ali Paşa’nın, Karlofça’da verilenler Rusya’dan alındığı gibi, Venedik ve Avusturya’dan da alınması gerekir şeklindeki düşüncesi ve Venedik’in Karadağlı âsileri himaye etmesi, aradan geçen 15 yıldan sonra 1714 yılında Venedik’e harp ilan edilmesine sebep oldu. Avusturya’nın da Venedik’i desteklemesi üzerine, maalesef Damad Ali Paşa’nın şehid olmasıyla sonuçlanan bir mağlubiyet alındı (1716). Bir sene sonra yani 1717 yılında Belgrad düşünce, 1718 tarihli Pasarofça Muâhedenâmesi ile savaşa son verildi. Artık yeni bir dönem başlıyordu ve III. Ahmed’in 15 yıl süren birinci saltanat devresi sona eriyordu.

*

Demiştir Ki:

"Hayr-endiş ey vücûd-ı kerîm
Kimseye itme kendini teslim

Hâcet eshâbına adâlet kıl
Fukarâ hâline ri'âyet kıl

Kimsenün inkısârını alma
Benüm itdüklerüme hem kalma

Sana şehzâdeler emânetdür
Lâyık-ı şân olan sıyânetdür

Da'imâ saltanatda var olasın
Ferr ü şevketle ber-karâr olasın

Eyliye bahtını küşâde Hudâ
Hayme-i ömrün ola pâ-ber-câ

Fer bulup necm-i baht-ı mes'ûdun
Ola meşhûr nâm-ı Mahmûdun.

*
İkinci Saltanat Devresi = Lale Devri: Mayıs 1718’de sadrazamlığa getirilen Nevşehirli Damad İbrahim Paşa’nın sadrazamlığı ile başlayan ve 1730 yılına kadar devam eden devreye Lale Devri diyoruz. 1723’de başlayan İran Savaşları bu dönemin 1730’da tamamen sona ermesine sebep olmuştur.

Her çeşit kültür faaliyetlerinin arttığı, Matbaanın tam olarak hizmet vermeğe başladığı ve harpten ziyade sulh, sükûn ve de eğlencenin hâkim olduğu bu dönem, Osmanlı tarihi için ayrı bir sayfadır.

Rusya’nın İran’a girmesi ve Osmanlı Devleti’nin de bu duruma müdahale mecburiyetinin bulunması, 7 sene sürecek olan İran Savaşlarını başlattı. Köprülü-zâde Abdullah Paşa’nın Tebriz’i fethetmesi ve İran’a ait beş eyâletin Osmanlı Devleti’ne ilhak edilmesi, Ekim 1727’de yapılan Hemedân Andlaşması ile Sünnî olan Eşref Şah Üveysî tarafından kabul edildi. Ancak Şi’î olan Nâdir Hân’ın bunları kabul etmeyerek bazı yerleri Osmanlı Devleti’nden geri alması, savaşı yeniden başlattı. Padişah ile sadrazamın İran Seferini 1723 baharına erteleme arzuları tepkiyle karşılandı.

Damad İbrahim Paşa’nın aleyhindeki bu rüzgar, kendi yakınlarına devletin bazı makamlarını ve menfaatlerini peşkeş çekmesi de ilave edilince, daha da arttı ve bu durum yeniçerileri azdırdı. Bir bahriye neferi olan Patrona Halil’in başını çektiği bu isyan hareketi, tarihin en kötü isyanı olacak şekilde genişledi. Yağmalar, hapishanelerdeki tutukluları serbest bırakarak silahlandırmalar ve ev baskınları artınca, asilerin Padişah’dan kellelerini istedikleri Damad İbrahim Paşa ve yakınlarından olan bazı paşalar idam edildiler.

1 Ekim 1730 günü, âsiler bununla da yetinmeyip Padişah’ın görevden ayrılmasını istediler ve gerçekten III. Ahmed’i o gece biraderi II. Mustafa’nın oğlu Sultân Mahmûd’u tahta davet ederek kendisinin feragat ettiğini açıklamak mecburiyetinde bıraktılar.

III. Ahmed, ailesi ile birlikte Topkapı Sarayındaki dairelerinde 5 küsur yıl daha yaşadı ve 62 yaşında iken Temmuz 1736 tarihinde vefat etti.

*
Demiştir Ki:

"Feyz-i hak imdâd itdükte kalem mizâb olur
Katre-i dâd-ı Hudâdan havz-ı dil pür-âb olur

Gelse kalb-i hâlis u meşhûn-ı aşka vâridât
Dil safâ müzdâd olup kayd-i sivâ bîtâb olur

Şems-i zâtun perdesinden tâlib-i behre olan
Dil-harâbî ihtiyâr itsün ki behre-yâb olur

Gel Necîbâ cür'a-i âb-ı hayât-ı mâni'den
Eyle nûş andan içenler şeyh olursa şâb olur

*

ZEVCELERİ:
(III. Ahmed’in hanımlarının sayısı bazı tarihçilere göre 13’ü ve bazılarına göre de 18’i bulmuştur. Biz, Kadın Efendileri ile birlikte 18 Hanım'ını tesbit edebildik.).

KADIN EFENDİLERİ:
1- Emetüllah Baş Kadın. Baş Haseki.
2- Rukıyye İkinci Kadın.
3- Emîne Mihrişah İkinci Kadın; III. Mustafa’nın annesi.
4- Hatice İkinci Kadın.
5- Râbi‘a Şermi Kadın.
6- Zeyneb Kadın.
7- Emîne Musalli Kadın.
8- Hanife Kadın.
9- Gülşen Kadın.
10- Ümmü Gülsüm Kadın.
11- Hürrem Kadın.
12- Meylî Kadın.
13- Fatma HümâŞah Kadın.
14- Nijad Kadın.
15- Nazîfe Kadın.

İKBALLERİ:
16-Şâyeste Sultân.
17-Ayşe Hanım; İkinci veya Üçüncü İkbaldir.
18 -Hâtem Hâtûn.

ÇOCUKLARI:
(III. Ahmed, Osmanlı Padişahları arasında en çok kadınla evlenen devlet adamlarındandır ve bir kısım tarihçilere göre çocuklarının sayısı 50’yi bulmaktadır. Biz sadece bilinen ve meşhur olanlarını zikrettik.).

1-Şehzâde Mehmed.
2-Şehzâde Abdülmelik.
3-Şehzâde Murad.
4-Şehzâde Mehmed Hân.
5-Şehzâde Süleyman Hân.
6-Şehzâde Mustafa III.
7-Şehzâde Selim.
8-Şehzâde Ali.
9- Fatma Sultân.
10- Âtike Sultân.
11- Zeyneb Sultân.
12-Şehzâde Bâyezid Hân.
13- Ümmü Gülsüm Sultân.
14- Sâliha Sultân.
15- Ayşe Sultân;
16- Hatice Sultân;
17- Nazife Sultân;
18- Esmâ Sultân;
19- Zübeyde Sultân;
20-Şehzâde Sultân Nu‘man Hân;
21-Şehzâde İbrahim;
22- Abdülhamid I;
23-Şehzâde Seyfeddin;
24- Emetüllah Sultân;
25- Ayşe Sultân (Küçük);
26- Emine Sultân .


Bu mesaj Mustafa Ceylan tarafından 2016-01-14 05:18 GMT, 1012 Gün önce düzenlendi.
__________________