Forum Stats Test Link Test Link Test Link Test Link
Forumlar » Genel » Şiirbaz Sultanlar » (41)III.SELİM DİVANINDAN(2)

Yazar Mesaj   #1049  2016-01-02 03:56 GMT  

Online status admin



Administrators



Mesaj: 1953
Şehir: Ankara
Ülke:
Meslek: Site Yöneticisi
Yaş:

(41)III.SELİM DİVANINDAN(2)

Mustafa CEYLAN

**********************************

 

Tîr-i sitemün ey kaşı yây cana dokundı
Feryâdımuz ol derdile dermâna dokundı

Gûş eyleyicek âhumı yâr itdi tebessüm
Bu zevki anun tâ dil-i sûzâna dokundı

Küsdüm feleğe fârig-i ârâyiş-i dehrem
Zîrâ ki sabâ zülf-i perîşâna dokundı

‘Uşşâka sitem gayra nezâketle bakınca
Her bir nigehi sadr-ı dil-i câna dokundı

Ilhâminün oldı yine feryâdma bâ‘is
Agyârun eli rûy-ı dırahşâna dokundı


*
"Neden itdün aceb ol şuh-ı sitemkâra heves
Yani pervâne gibi yanmaga ol nâra heves

Tâ düşelden beri sevdâ-yı gam-ı aşka gönül
Sayd için düşdi o demden bu dil-i zâra gönül

Subha dek bir gül için bülbül idermiş feryâd
Nola aşkunla dil eyler ise gülzâra heves

Vasl-ı dildâra gönülden olur iken hâhan
Eyler ol âfet-i bîgâne hep agyâra heves

Tâ düşelden beri sevdâna senün İlhâmî
İtdi ol cân ü gönülden begüm eş'âra heves"


*
"Nola varsak biz de ol meh-pâre âfetden yana
Bir vesileyle söz açsak yâra vuslatdan yana

Sözimüze itmez ise ger tehevvür ol perî
Görse nigâhın şeker-leb mâh-ı talatdan yana

Gûşını benden yana tut dinle nush-u pendümi
Rûz-ı mahşerde çekersin bana mihnetten yana

Bu hitâbum itme revâ vü zehr efendi cânum
Hazret-i Hakkı sorarsan gel mahabbetden yana

Nice mümkin kim ide teşrîf bize ol bî-aman
Kes ümîdin gayrı İlhâmî ol ülfetden yana"

*
"Yaz irişdi vü kızardı rûy-ı al-i gül biraz
Şevkden feryâda âgâz eyledi bülbül biraz

Göricek ol kâkül-i miskîn-nümâyân dilberi
Gıbta itdi pîc ü tâba başladı sünbül biraz

Tab-ı ruhsâr-ı dilârâsın temâşâ eyleyüp
Ona şevkinden sarılmak istedi kâkül biraz

La'l-i al rengini gördükde ol meh-pârenün
Iztırâba başladı sahba içinde mül biraz

Bir güzel meydânı buldı esb-i kilk İlhâmiyâ
Nola cevlân eylese mânend-i düldül biraz"


*
Hayâlümden geçen dâ'im benüm kaşı kemânumdur
Seherde gördügin dûd-ı siyeh âh u figânumdur

Nazar-gâhum hemîşe ol nihâl-i gül-fidânumdur
Giriftâr olduguma bir eser eşk-i revânumdur

O şûh-ı şivekârun tarzına dil-dâde oldum âh
Nezâketde bulunmaz bir nazîri nev-civânumdur

Beni aşkıyla kıldı ol perî bülbül gibi nâlân
Anun ân-ı bahârıysa benüm hayret zamânumdur

Bakan eş'ârı İlhâmîye hayret elvirür ddirler
Bana bu iftirâyı eyleyen kendi lisânumdur"

*
Bâg-ı âlem içre gerçi pek safâdur saltanat
Vakf itsen bir kurı gavgâya câdur saltanat

Bu zamânun devletiyle kimse magrûr olmasun
Kâm alursan adl ile ol dem becâdur saltanat

Kesb ider mi vuslatun bin yılda bir âşık anun
Meyl ider kim görse ammâ bî-vefâdur saltanat

Kıl tefekkür ey gönül çarhun hele devrânunı
Geh safâ ise velî dâ'im cefâdur saltanat

Bu cihânun devletine eyleme zerre tama
Pek sakın İlhâmi zirâ bî-vefâdur saltanat"


*
"Bana bir bûse vir olsun dil-i zâra gedâ îcâd
Hele terk itme va'dün olmaya tâ kim fedâ îcâd

O şûha söyleyün benden niçin eyler hazer böyle
Bu âlemde bu aşkı ben mi itdüm ibtidâ îcâd

Ayagın basdugı hâka nice yüz sürmeyem ömrüm
Sen itdün böyle bu nâzik revîşle hoş edâ îcâd

Sihr-i yârun hayâlıyla iderken nâle vü feryâd
Didiler sen mi itdün böyle âh ile nidâ îcâd

Revâdur şi'rüne İlhâmî hep âlem pesend itse
Letâfetle sen itdün böyle bir nâzik edâ îcâd "

*
"Tahmis-i Nâbî

Bir bendesiyem mefhar-ı ekvân u cihâtun
Âlemleri tenvîr eden ol nûr-ı sıfâtun
Belki bulayum vasf-ı şerîfi berekâtun
Ey âyine-i leb-be-lebi lücce-i zâtun
Vey mazhar-ı sert3aseri emvâc-ı sıfâtun

Ey nuhbe-i mehbûb-ı Hudâ vâkıf-ı İsrâ
Dergâhına yüz sürmege ister dil-i şeydâ
Mahşerde şefâ'at kılup eyle beni ihyâ
Hep olu senün nusha-i zâtunla hüveydâ
Pûşîde iken hüsn-i sükûn-ı harekâtun

İslâma şeref-i nûr sudûr eyledi sende
Mü'minlere ızhâr-ı sürûr eyledi sende
Ol hikmeti kim nakşı sütûr eyledi sende
Bi'l kuvvesi bi'l-fi'l zuhûr eyledi sende
Gencîne-i gaybîsi olan ilm-i hayâtun

Mazmûn-ı suhan bulmamışam şânına lâyık
A'lâlarun a'lâsı idüp kadrini Hâlik
Bu cümle-i ekvâna seni eyledi fâ'ik
Hep giydi lisânumla senün kisve-i tahkîk
Ma'nâ-yı nihânîsi hurûf ü kelimâtun

Sâhib olur ol kân-ı kerem nefs-i rediyye
Olursa eger mazhar-ı lutf-ı samediyye
İlhâmî salavat eyleyicek rûhuna diye
Nâbî kemîne giden ola sana hediyye
Ezki-i da'âvîsi selâm ü salavâtun


*
“Ey kerem sahibi Mevlâm
Cümlenün Sultânı sensin
Yâ kerîm ü yâ müste'ân
Derdlüler dermânı sensin

Bunca cihânı yaradan
Direksüz gögi durduran
Uçan kuşları korudan
"Âlemün rahmanı sensin

Nice gedâyı bay iden
Bayları da gedâ iden
Her bir işi becay iden
Sâni- ü Yezdânı sensin

Her emrüne mutî1 olan
Cihanda sana yüz tutan
Kullaruna iden ihsan
Ol kerem sultânı sensin

Kuluyam Rabb-i Samedün
Ümmetiyem Muhammedün
Umaram her dem mededün
Veren cism ü cânı sensin

Yalvarıram Allahuma
Bakmasun ol günâhuma
Ricâm budur sen şâhuma
Hep eden ihsânı sensin

İlhâmî zikr itdi seni
Kemter kulundur ya ganî
Cehennemde yakma beni
Kurtaracak onu sensin””


*

İki ‘alem serveridür
Ol Muhammed Mustafâ
Mürsel-i ins ü perîdür
Ol Muhammed Mustafâ

Pâdişâh-ı mülk-i ma‘ni
Cümle iklîm-i dünyâ
Bendedür ana ser-â-pâ
Ol Muhammed Mustafâ

Yok nihâyet mu‘cizâta
Hükmi cârî her cihâta
Ya‘ni hayvân ü nebâta
Ol Muhammed Mustafâ

Vaktini idrâk ideydüm
Payına yüzler süreydüm
Vech-i pâkini göreydüm
Ol Muhammed Mustafâ

Lutfile ihsân ideydi
‘Afvına şâyân ideydi
Derdüme dermân ideydi
Ol Muhammed Mustafâ

Âh zamanımda olaydum
Gazveye bile gideydüm
Ben de çok rif'at bulaydım
Ol Muhammed Mustafâ

Eylerdüm medh ü senalar
Böyle de gönlüm safalar
Bendesine rahm eyler
Ol Muhammed Mustafâ

Rahm idüp bu ümmetine
Hem şefâ'at devletine
Mazhar ider rahmetine
Ol Muhammed Mustafâ

Yâr oldugı hep ekvân
Cümle insan ile hayvan
Kullarına eyler ihsan
Ol Muhammed Mustafâ

Bendedür İlhâmî cândan
Lutfun ümmîd eyler andan
Hıfz ide anı ziyândan
Ol Muhammed Mustafâ

*
Tahmis-i Sultan Süleyman Han

Nihâlân-ı çemen güllerle ser-tâ-pâ donanmışdur
İdüp terk hûrd u hâbı bülbülân hâbdan uyanmışdur
O da bir bîvefâya ben gibi zannum inanmışdur
Derûn-ı sînede bagrum ser-â-ser yaralanmışdur
Anun içün gözüm yaşı kızıl kana boyanmışdur

Hayâlî mihmândur dâ'imâ bu çeşm-i pür-nemde
Anunçündür kesilmez eşk-i hasret hiç bir demde
Firakıyla nola hep böyle ebyât olsa hâmemde
Görenler seyl i eşki diyeler salını yi sinemde
Bahâr eyyâmıdur gûyâ ki ırmaklar bulanmışdur

Şitada sebze vü ezhârdan hâli olur daglar
Ne sünbül kaldı ne şebbû hazâna vardı hep bâglar
Olan ‘irfan alup ‘ibret bu hâle dâ’imâ ağlar
Bu çarh-ı bî-vefâ hâlin görüp kimdür dilin bağlar
Gelenler dâr-ı dünyâya meğer gitmez mi sanmışdur

Idüp hep ârzû dâ’im derûnum kûh u sahrayı
Çıkarmak isterem ben de gönülden böyle sevdayı
Velâkin hârice güçdür çıkarmak işbu sevdâyı
Gerekmez seyr-i sahrâyı yahûd gülşen temaşayı
Cihânun güli zevkünden dil ü cânum usanmışdur

Nice dürlü letâfet var bu ebyât içre kıl dikkat
Görüp mey itdi kalbi kalmadı hiç sabr ile takat
İşit İlhâmî ceddün söylemişdür nazm-ı pür-hikmet
İşiden şi‘r-i pür-sûzum okıyanlar diye elbet
Muhibbî derd-mend içün tutışup oda yanmışdur


*
Gerçi kim ehl-i dile hoşça mekândur dünyâ
Gâhi zevk ü tarab ü gâhi yamandur dünyâ

Kendi ahvâlüne bak ‘âlemi ma‘mûr sanma
Herkesün kavline aldanma yalandur dünyâ

‘Andelîb kûşe-i hırmende kalmış nâlân
Zevkde zâg ü zagân turfa-i mekândur dünyâ

Münkesif şems ü kamer ebr-i mezâlim bürümiş
Dîde-i gayret ile girye-künândur dünyâ

Her gelen kondı vü göçdi bu cihan mülkinde
İstinâd eyleme Ilhâmî ki hândur dünyâ

*
Def1 olur bu gam ü mihnet olur ise kısmet
Şâd olup ola meserret olur ise kısmet

Kalmadı sabra mecâl dilde ‘adûdan olalum
İntikâm almağa ruhsat olur ise kısmet

Rû-be-rû gelsem eger yâra hicâb eyleyorum
Fehm ide hâlim o âfet olur ise kısmet

Böyle her dem bizi Mevlâ hele mahzun itmez
Hâsıl olur bize fırsat olur ise kısmet

Belki İlhâmî müşerref ola ol âfetle
Bir gice ide ‘inâyet olur ise kısmet


*
Mest itdi bütün meclis-i dünyâyı müselles
Sanma vechedür sunmada sabhâyı müselles

Kurtulmadı bir kimse ser-i zülfi ucından
Dil almada çün neş’e-i zîbâyı müselles

Göz itdi bana neş’e-yi la‘l-i leb-i dilber
Sunmakda bana sâgar-ı sevdayı müselles

Bir rütbede târ itdi meğer meclis-i !ayşı
Gösterdi bana kûşe-i dünyâyı müselles

Ilhâmi bizüm râhatımuz var idi evvel
İtmekde cefâ ol büt-i hercâ’i müselles

*

Senün cevr ü mihnetünle hayli dil-hûndur mizâc
Râh-ı gamda eyledün işkeste yorgundur mizâc

Giryenâk olduğuma iki gözümdür şâhidüm
El-aman ey bî-vefâ pâmâl-ı pür-hûndur mizâc

Duydum agyâr ile çokdan ey perî yâr olduğun
Sanma bî-âgâh olup ey şûh memnûndur mizâc

‘Aklumı aldı benüm ol fitneci Leylâ gibi
Oldı âvâre gönül ‘aynıyla Mecnûndur mizâc

Hayli gamnâk oldı İlhâmî yeter cevr eyleme
Merhamet kıl ona kim billah mahzundur mizâc


__________________